28:36. Musa onlara apaçık ayet ve mucizelerimizle gidince, "Bu ancak uydurma bir büyüdür. Biz böyle bir şeyi önceki atalarımızdan işitmedik," dediler.

İnkarcılar elçileri büyücü, delilleri büyü, kitapları ise büyü kitabı olarak nitelediler:

  • 37:12SAFFAT, 12

    Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.

  • 37:13SAFFAT, 13

    Kendilerine hatırlatıldığında öğüt almıyorlar.

  • 37:14SAFFAT, 14

    Bir delil gördüklerinde onu alaya alıyorlar.

  • 37:15SAFFAT, 15

    Derler, "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir."

  • 5:110MAİDE, 110

    Allah diyecek ki: Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene bağışladığım nimetimi hatırla. Seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; böylece beşikteyken de yetişkin iken de halkla konuşuyordun. Sana kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncili öğretmiştim. İznimle balçıktan kuş heykeli yaratıyordun ve ona üfleyince de iznimle kuş oluveriyordu. Körü ve cüzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrail oğullarına apaçık kanıtlar götürmene rağmen, içlerindeki inkarcılar, "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil," demişlerdi de seni onlardan kurtarmıştım.

  • 38:4SAD, 4

    Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. İnkarcılar, "Bu pek yalancı bir büyücüdür," dediler,

  • 10:75YUNUS, 75

    Sonra onların ardından Musa ve Harun'u Firavun'a ve konseyine mucizelerimizle gönderdik. Fakat büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.

  • 10:76YUNUS, 76

    Tarafımızdan kendilerine gerçek gelince, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.

  • 10:77YUNUS, 77

    Musa, "Size gelen gerçeği böyle mi nitelendiriyorsunuz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler başarıya ulaşamaz."

  • 10:2YUNUS, 2

    Kendilerinden bir adama: "İnsanları uyar ve inananlara Rab'leri katında önemli bir yere sahip olduklarını müjdele," diye vahyetmemiz halka garip mi geliyor? İnkarcılar, "Bu, apaçık bir büyücüdür," dediler.

  • 20:57TA-HA, 57

    Dedi ki, "Sen bizi büyünle yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin, Musa?"

  • 20:58TA-HA, 58

    "Biz de sana benzer bir büyü göstereceğiz. Her iki taraf için de uygun olan yerde ne senin ne de bizim caymayacağımız bir randevu zamanı belirle. "

  • 20:63TA-HA, 63

    Dediler ki, "Bu iki büyücünün tek amacı, büyüleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve sizin ideal yaşam biçiminizi yıkmaktır."

  • 6:7EN'AM , 7

    Sana kağıt üzerine yazılı bir kitap indirseydik ve elleriyle dokunsalardı bile, inkarcılar, "Bu ancak apaçık bir büyüdür," diyeceklerdi.

  • 51:52ZARİYAT, 52

    İşte böyle, onlardan öncekilere her ne zaman bir elçi geldiyse, "Bu, bir büyücüdür," yahut "Bu bir delidir," derlerdi.

  • 26:32ŞUARA, 32

    Değneğini atınca apaçık bir yılan oluverdi.

  • 26:33ŞUARA, 33

    Elini çıkarınca bakanlara bembeyaz görünüverdi.

  • 26:34ŞUARA, 34

    Çevresindeki ileri gelenlere dedi ki, "Bu, gerçekten çok usta bir büyücü imiş."

  • 26:35ŞUARA, 35

    "Büyüsüyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne önerirsiniz?"

  • 26:49ŞUARA, 49

    Dedi ki, "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyücülüğü öğreten ustanız olmalı. şimdi göreceksiniz: Ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım."

  • 21:2ENBİYA, 2

    Her ne zaman Rab'lerinden kendilerine yeni bir mesaj (zikr) gelse, onu ciddiye almadan dinlerler.

  • 21:3ENBİYA, 3

    Kalpleri pervasızdır. Zalimler gizlice birbirleriyle görüştüler: "Bu adam sizin gibi bir insan değil mi? Göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?"

  • 43:46ZÜHRUF, 46

    Örneğin; Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve erkanına gönderdik ve "Ben evrenlerin Rabbinin elçisiyim," demişti.

  • 43:48ZÜHRUF, 48

    Onlara bir birinden büyük mucizeler gösterdik ve belki dönerler diye başlarına çeşitli felaketler getirdik.

  • 43:49ZÜHRUF, 49

    "Ey büyücü, bizim için Rabbine dua et. Çünkü sen ona daha yakınsın; biz bundan sonra yola geleceğiz," dediler.

  • 51:38ZARİYAT, 38

    Musa'da da (bir ders vardır). Onu Firavun'a apaçık bir delil ile göndermiştik.

  • 51:39ZARİYAT, 39

    Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve "Ya bir büyücüdür, ya da bir deli," dedi.

  • 7:131ARAF, 131

    Kendilerine bir iyilik geldiği zaman, "Bunu biz hakkettik," derler, kendilerine bir kötülük dokunduğu zaman ise Musa ve beraberindekileri uğursuzlukla suçlarlardı. Doğrusu, onların uğursuzluğu Allah tarafından kararlaştırılır. Ancak çokları bilmezler.

  • 7:132ARAF, 132

    "Bizi büyülemek için ne kadar mucize (ayet) getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz," dediler.

  • 15:14HİCİR, 14

    Onlara gökten bir kapı açsak ve onun içinde yükselecek olsalardı,

  • 15:15HİCİR, 15

    "Gözlerimiz sarhoş edildi, büyülendik," diyeceklerdi.

  • 28:36KASAS, 36

    Musa onlara apaçık ayet ve mucizelerimizle gidince, "Bu ancak uydurma bir büyüdür. Biz böyle bir şeyi önceki atalarımızdan işitmedik," dediler.

  • 27:13NEML, 13

    Onlara açıkça görünen mucizelerimiz geldiğinde, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.

  • 28:48KASAS, 48

    Tarafımızdan kendilerine gerçek ulaştığında, "Keşke Musa'ya verilen (mucizeler) in bir benzeri bize de getirilseydi!" dediler. (Aynı kafa yapısına sahip olanlar) daha önce de Musa'ya verilenleri inkar etmemişler miydi? "Birbirini destekleyen iki büyü(kitabı) dır. Biz ikisini de reddediyoruz," dediler.

  • 34:43SEBE, 43

    Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, "Bu, kesinlikle, sizi atalarınızın tapınma yolundan saptırmak isteyen bir adamdır." Dahası, "Bu uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir," dediler. İnkarcılar, kendilerine gelen gerçek için, "Besbelli, bu bir büyüdür," dediler.

  • 43:30ZÜHRUF, 30

    Kendilerine gerçek geldiği zaman, "Bu bir büyüdür ve biz onu inkar ediyoruz," dediler.

  • 46:7AHKAF, 7

    Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, kendilerine gelen gerçeğe karşı çıkanlar, "Bu, açıkça bir büyüdür," dediler.

  • 54:1KAMER, 1

    Saat (dünyanın sonu) yaklaştı ve ay yarıldı.

  • 54:2KAMER, 2

    Bir mucize görseler yüz çevirirler ve, "Süregelen bir büyüdür" derler.

  • 61:6SAFF, 6

    Hani İsa, halkına: "Ey İsrail oğulları, ben, size gönderilmiş Allah'ın bir elçisiyim. Benden önceki Tevrat'ı onaylayıcı ve benden sonra gelecek ve ismi daha çok övülen bir elçiyi müjdeliyorum." Sonra kendilerine apaçık delilleri gösterdiğinde, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.

  • 74:21MÜDDESSİR, 21

    Baktı.

  • 74:22MÜDDESSİR, 22

    Sonra surat astı, kaşlarını çattı.

  • 74:23MÜDDESSİR, 23

    Ve arkasını döndü; büyüklük tasladı:

  • 74:24MÜDDESSİR, 24

    "Bu," dedi, "etkileyici bir büyüden başka bir şey değil."

Cevaplara eklemek istediğiniz birşey mi var?