İnananlar duyuları ile algılayamadıkları gerçeklere de inanırlar:

  • 2:3BAKARA, 3

    Onlar ki duyularıyla algılayamadıkları gerçeklere de inanırlar,namazı (salat) gözetirler, kendilerine verdiğimiz rızıktan muhtaçlara verirler.

  • 17:44İSRA, 44

    Yedi gök, ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiç bir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O şefkatlidir, Bağışlayandır

  • 19:61MERYEM, 61

    Rahman'ın kulları için söz verdiği, duyular ötesi Adn cennetlerine... O'nun sözü, kuşkusuz yerine gelecektir.

  • 32:17SECDE, 17

    Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerini ne kadar büyük bir neşe ve mutluluk beklediğini hiç kimse bilemez.

  • 2:285BAKARA, 285

    Elçi, Rabbinden kendisine indirilene inandı, inananlar da... Hepsi, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar: "Elçilerinin hiçbirisi arasında ayırım yapmayız." Derler ki: "İşittik ve uyduk. Rabbimiz bizi bağışla; dönüş sanadır."

  • 7:143ARAF, 143

    Musa, belirlenen vakitte bize gelince ve Rabbi kendisiyle konuşunca, "Rabbim, bana görün, sana bakayım," dedi. "Beni göremezsin. Ancak şu dağa bak; yerinde durursa o zaman beni göreceksin," dedi. Rabbi, dağa görününce onu paramparça etti ve bunun üzerine Musa kendinden geçti. Ayılınca, "Sen yücesin, sana yöneliyorum. Ben (buna) inananların en önde olanıyım," dedi.

  • 2:154BAKARA, 154

    Allah yolunda öldürülenlere, "Onlar ölülerdir," demeyin. Aksine onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz.

  • 2:259BAKARA, 259

    Yahut şu kimse gibisi de (dikkatini çekmedi mi?)... Altı üstüne gelmiş yıkıntı bir kasabaya uğrar ve "Allah bunu ölümünden sonra nasıl diriltebilir," der. Bunun üzerine Allah onu yüz sene ölü bıraktıktan sonra diriltti. "Burada ne kadar kaldın," dedi. "Bir gün yahut günün bir parçası kadar kaldım," dedi. "Hayır, sen yüz yıl kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak hala bozulmamış. Eşeğine de bak. Seni halk için bir delil yaptık. Kemiklere dikkat et, onları nasıl üst üste koyuyor, sonra onlara nasıl da et giydiriyoruz." Durum kendisine aydınlanınca, "Artık Allah'ın her şeye gücü yettiğini biliyorum," dedi.

  • 37:64SAFFAT, 64

    O, cehennemin dibinden çıkan bir ağaçtır.

  • 37:63SAFFAT, 63

    Biz onu zalimler için bir test kıldık.

  • 37:62SAFFAT, 62

    Bu mu daha iyi bir duraktır, yoksa zakkum ağacı mı?

  • 2:74BAKARA, 74

    Tüm bunlara rağmen yine kalpleriniz katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü öyle taşlar var ki kendisinden ırmaklar fışkırır. Bazıları yarılır, bağrından su çıkarır. Bazıları ise Allah'a olan saygıdan dolayı siner. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Cevaplara eklemek istediğiniz birşey mi var?

Nerelerde sorulmuş?