Harun:

  • 37:114SAFFAT, 114

    Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmuştuk.

  • 37:115SAFFAT, 115

    İkisini ve halklarını o büyük felaketten kurtardık.

  • 37:116SAFFAT, 116

    Onlara yardım ettik de üstün geldiler.

  • 37:117SAFFAT, 117

    Ve o ikisine apaçık anlaşılan kitabı verdik.

  • 37:118SAFFAT, 118

    Her ikisini doğru yola ilettik.

  • 37:119SAFFAT, 119

    O ikisinin tarihini sonrakiler için koruduk.

  • 37:120SAFFAT, 120

    Musa'ya ve Harun'a selam (barış) olsun.

  • 37:121SAFFAT, 121

    Biz, iyi davrananları işte böyle ödüllendiririz.

  • 37:122SAFFAT, 122

    O ikisi bizim inanan kullarımızdandı.

  • 21:48ENBİYA, 48

    Musa'ya ve Harun'a Yasalar Kitabını, erdemliler için bir ışığı, bir mesajı verdik.

  • 19:51MERYEM, 51

    Kitapta Musa'yı an. O kendini tümüyle adayan biriydi. Peygamber olan bir elçiydi.

  • 19:52MERYEM, 52

    Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.

  • 19:53MERYEM, 53

    Katımızdan bir rahmet olarak kardeşi Harun'u kendisine peygamber olarak armağan ettik.

  • 25:35FURKAN, 35

    Biz Musa'ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun'u da kendisine yardımcı olarak atamıştık.

  • 20:24TA-HA, 24

    "Firavun'a git, çünkü o azdı."

  • 20:25TA-HA, 25

    "Rabbim," dedi, "göğsümü aç."

  • 20:26TA-HA, 26

    "Bana işimi kolaylaştır."

  • 20:27TA-HA, 27

    "Dilimdeki düğümü çöz."

  • 20:28TA-HA, 28

    "Ki sözümü anlasınlar."

  • 20:29TA-HA, 29

    "Ailemden bana bir yardımcı ata."

  • 20:30TA-HA, 30

    "Kardeşim Harun'u..."

  • 20:31TA-HA, 31

    "Beni onunla destekleyip güçlendir."

  • 20:32TA-HA, 32

    "Bu işimde onu bana ortak yap."

  • 20:33TA-HA, 33

    "Ki seni çokça yüceltelim."

  • 20:34TA-HA, 34

    "Seni çokça analım."

  • 20:35TA-HA, 35

    "Sen, elbette bizi Görensin."

  • 20:36TA-HA, 36

    Dedi ki: "Dilediğin sana verildi, Musa."

  • 20:89TA-HA, 89

    Görmediler mi ki, o, onlara ne bir yanıt verebiliyor, ne de onlara bir zarar ve yarar dokundurabiliyordu

  • 20:90TA-HA, 90

    Harun ise: "Halkım, onunla sınanıyorsunuz. Rabbiniz Rahman'dır. Beni izleyin ve emrime uyun," diye onları önceden uyarmıştı.

  • 20:91TA-HA, 91

    "Musa gelinceye kadar ona tapmaya devam edeceğiz," diye karşılık vermişlerdi.

  • 20:92TA-HA, 92

    Dedi ki, "Harun! Seni engelleyen neydi, onları saparken gördüğün zaman,"

  • 20:93TA-HA, 93

    "Bana uymazlarken? Emrime karşı mı geldin?"

  • 20:94TA-HA, 94

    Dedi ki, "Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme. 'İsrail oğullarını neden böldün, neden sözümü tutmadın?' diye bana çıkışacağından korktum."

  • 23:45MÜMİNUN, 45

    Sonra biz, Musa'yi ve kardesi Harun'u ayetlerimizle ve apaçik bir delille gönderdik.

  • 23:46MÜMİNUN, 46

    Firavun ve ileri gelen takimina... Ancak onlar büyüklendiler. Onlar küstah bir topluluk olmustu.

  • 23:47MÜMİNUN, 47

    "O ikisinin halki bize kölelik ederken simdi biz tutup bizim gibi iki insana mi inanalim," dediler.

  • 23:48MÜMİNUN, 48

    Ikisini yalanladilar ve sonuç olarak yok edilenlerden oldular.

  • 23:49MÜMİNUN, 49

    Dogruyu bulurlar diye Musa'ya Kitabi vermistik.

  • 26:10ŞUARA, 10

    Bir zamanlar Rabbin Musa'ya seslenmişti: "O zalim topluma git."

  • 26:11ŞUARA, 11

    "Firavun'un halkına; dinleyip düzelmiyecekler mi?"

  • 26:12ŞUARA, 12

    Dedi ki, "Rabbim, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."

  • 26:13ŞUARA, 13

    "Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun'u gönder."

  • 26:14ŞUARA, 14

    "Ayrıca, onların yanında suçlu biriyim. Korkarım ki beni öldürsünler."

  • 26:15ŞUARA, 15

    Dedi ki, "Hayır, siz ikiniz ayetler (vahiy ve mucizeler) imizle gidin. Biz sizinle birlikteyiz; dinliyoruz."

  • 26:16ŞUARA, 16

    "İkiniz Firavun'a varıp deyin ki, 'Biz evrenlerin Rabbinin elçileriyiz.' "

  • 26:17ŞUARA, 17

    " 'İsrail oğullarını bizimle birlikte gönder.' "

  • 26:46ŞUARA, 46

    Büyücüler secdeye kapandılar.

  • 26:47ŞUARA, 47

    Dediler, "Evrenlerin Rabbine inandık,"

  • 26:48ŞUARA, 48

    "Musa'nın ve Harun'un Rabbine..."

  • 28:30KASAS, 30

    Oraya varınca (yanan) ağacın bulunduğu kutsal bölgede, sağ yamacın kenarından kendisine seslenildi: "Musa, Ben evrenlerin Rabbi Allah'ım."

  • 28:31KASAS, 31

    "Değneğini at." Onu bir yılan gibi titreşir görünce, ardına bile bakmadan dönüp kaçtı. "Musa, dön, korkma, sen güvencedesin."

  • 28:32KASAS, 32

    "Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıksın. Korkudan açılan kanatlarını katlayıp indir. Bu ikisi, Firavun ve ileri gelen ekibine Rabbinden iki delildir. Onlar yoldan çıkan bir toplum olmuşlardır."

  • 28:33KASAS, 33

    Dedi ki, "Rabbim, ben onlardan bir kişiyi öldürmüştüm. Beni öldüreceklerinden korkarım."

  • 28:34KASAS, 34

    "Ayrıca, kardeşim Harun benden daha iyi konuşur. Onu benimle birlikte, beni destekleyen bir yardımcı olarak gönder. Beni yalanlamalarından korkarım."

  • 28:35KASAS, 35

    Dedi ki, "Senin pazunu kardeşinle güçlendireceğiz ve ikinize öyle bir yetki vereceğiz ki size dokunamıyacaklar. Siz ikiniz ve sizi izleyenler mucizelerimizle zafer kazanacaksınız."

  • 2:248BAKARA, 248

    Peygamberleri onlara: "Onun hükümdarlığının kanıtı, sandığın size gelmesidir. Onda Rabbinizden bir huzur ve Musa ile Harun'un halkının geriye bıraktığı bir kalıntı bulacaksınız. Onu melekler taşımaktadır. İnanıyorsanız bunda sizi ikna edecek bir delil var."

  • 4:163NİSA, 163

    Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve soyuna, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, ve Süleyman'a da vahyetmiş, Davud'a da Zebur vermiştik.

  • 6:84EN'AM , 84

    Ona İshak'ı ve Yakub'u bağışladık. Her birisine yol gösterdik. Daha önce de Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol gösterdik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

  • 7:117ARAF, 117

    Biz de Musa'ya "Asanı at," diye vahyettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.

  • 7:118ARAF, 118

    Böylece, gerçek ortaya çıktı ve yaptıkları boşa çıktı.

  • 7:119ARAF, 119

    İşte orada yenildiler ve küçük düşürüldüler.

  • 7:120ARAF, 120

    Ve sihirbazlar secdeye kapandılar.

  • 7:121ARAF, 121

    "Evrenlerin Rabbine inandık," dediler,

  • 7:122ARAF, 122

    "Musa'nın ve Harun'un Rabbine..."

  • 7:143ARAF, 143

    Musa, belirlenen vakitte bize gelince ve Rabbi kendisiyle konuşunca, "Rabbim, bana görün, sana bakayım," dedi. "Beni göremezsin. Ancak şu dağa bak; yerinde durursa o zaman beni göreceksin," dedi. Rabbi, dağa görününce onu paramparça etti ve bunun üzerine Musa kendinden geçti. Ayılınca, "Sen yücesin, sana yöneliyorum. Ben (buna) inananların en önde olanıyım," dedi.

  • 7:144ARAF, 144

    Dedi ki: "Musa, mesajlarımla ve seninle konuşmamla seni halkın üzerine seçtim. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol."

  • 7:145ARAF, 145

    Her şeyin detaylı açıklaması ve öğüt olarak her ne varsa Musa için levhalara yazdık: "Bu öğretilere sıkı sarıl, halkına da söyle ona en güzel biçimde sarılsınlar. Yoldan çıkmışların son durağını size göstereceğim."

  • 7:146ARAF, 146

    Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri mucizelerimden çevireceğim. Her türlü mucizeyi de görseler inanmazlar. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler. Zira onlar ayetlerimizi yalanladılar ve aldırış etmediler.

  • 7:147ARAF, 147

    Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını inkar edenlerin yaptıkları boşunadır. Yaptıklarının karşılığını almayacaklar mı?

  • 7:148ARAF, 148

    Musa'nın halkı kendisinden sonra, süs eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli yapıp putlaştırdılar. Onun, konuşmaktan ve kendilerine yol göstermekten aciz olduğunu görmediler mi? Onu benimseyerek zalimlerden oldular.

  • 7:149ARAF, 149

    Yaptıklarına pişman olup sapmış olduklarını anlayınca da, "Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa kaybedenlerden oluruz," dediler.

  • 7:150ARAF, 150

    Musa, kızgın ve hayal kırıklığına uğramış olarak halkına döndüğü zaman, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrine dayanamadınız mı," dedi, levhaları yere attı, kardeşinin başını tutup kendine doğru çekti. (Kardeşi): "Anamın oğlu, dedi, bu halk benim zayıflığımdan yararlandı, nerdeyse beni öldüreceklerdi. Üzerime vararak düşmanı güldürme, beni bu zalim halkla bir tutma."

  • 7:151ARAF, 151

    (Musa) dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla. Bize acı. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."

  • 7:152ARAF, 152

    Buzağıyı putlaştıranlar, Rab'lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir alçaklığa uğrayacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız.

  • 10:75YUNUS, 75

    Sonra onların ardından Musa ve Harun'u Firavun'a ve konseyine mucizelerimizle gönderdik. Fakat büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.

  • 10:76YUNUS, 76

    Tarafımızdan kendilerine gerçek gelince, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.

  • 10:77YUNUS, 77

    Musa, "Size gelen gerçeği böyle mi nitelendiriyorsunuz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler başarıya ulaşamaz."

  • 10:78YUNUS, 78

    Dediler: "Sen, yeryüzünde büyüklük ikinize kalsın diye, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çevirmek için mi bize geldin? Biz size asla inanmayız."

Cevaplara eklemek istediğiniz birşey mi var?