"Onlar kendi kendilerine haksızlık ettiler.": Kasıt ne?

  • 8:50ENFAL, 50

    İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin! Yüzlerine ve arkalarına (saldıran ve kaçan düşmanlarınıza) vuruyorlardı: "Tadın yakıcı azabı!"

  • 8:51ENFAL, 51

    "Bu, ellerinizin yaptığına karşılıktır. Allah elbette kullara zalim değildir."

  • 17:13İSRA, 13

    Her insanın kaderini kendi boynuna (kişisel seçimine) bağlamışızdır. Diriliş gününde, kendisi için bir kayıt çıkarıp yayımlarız

  • 17:14İSRA, 14

    Kaydını oku. Bugün hesap görücü olarak sen kendine yetersin

  • 23:103MÜMİNUN, 103

    Tartilari hafif gelenler ise, kendilerini zarara soktuklari için cehennemde ebedi kalacak olanlardir.

  • 2:51BAKARA, 51

    Musa'yla kırk gece için sözleşmiştik. Ancak siz onun ardından kendinize zulmederek buzağıya taptınız.

  • 2:54BAKARA, 54

    Musa, halkına demişti ki: "Ey halkım, sizler buzağıya tapmakla nefsinize (kişilik, öz, ruh) zulmettiniz. Yaratıcınıza tövbe edin ve nefsinizi (egonuzu) öldürün. Bu, yaratıcınız katında sizin için daha iyidir." O, sizi affeder. Elbette O, tövbeleri kabul edendir, Rahim'dir.

  • 2:57BAKARA, 57

    Sizi bulutlarla gölgelendirmiş ve sizin için menna ve bıldırcın indirmiştik: "Size verdiğimiz iyi rızıklardan yiyin." Fakat onlar bize değil, sadece kendilerine zulmediyorlardı.

  • 3:117AL-İ İMRAN, 117

    Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahveden dondurucu bir rüzgar gibidir. Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

  • 3:135AL-İ İMRAN, 135

    Onlar ki bir günah işledikleri, yahut kendilerine zulmettikleri zaman Allah'ı anımsar ve günahları için bağışlanma dilerler Zaten Allah'tan başka kim günahları bağışlayabilir ki? ve onlar bile bile günah işlemeye devam etmez.

  • 4:64NİSA, 64

    Biz her elçiyi, Allah'ın izniyle sadece kendisine itaat edilsin diye gönderdik. Onlar, kişiliklerine zulmettikleri zaman sana gelip Allah'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlanma dileseydi, elbette Allah'ı Affedici ve Rahim bulacaklardı.

  • 4:97NİSA, 97

    Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: "Ne halde idiniz," derler. "Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik," diye cevap verirler. "Allah'ın yeri geniş değil miydi ki oralara göç edeydiniz," derler. Onların yeri cehennem. O ne kötü bir dönüş noktası.

  • 4:110NİSA, 110

    Kim bir kötülük işler veya özüne zulmeder de sonra Allah'tan bağışlanma dilerse Allah'ı Bağışlayıcı ve Rahim bulur.

  • 6:82EN'AM , 82

    İnananlar ve imanlarını bir zulümle bulaştırmayanlar güvenliği hakketmişlerdir ve onlar doğruyu bulmuşlardır.

  • 6:146EN'AM , 146

    Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun da yağlarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları, veya kemiklerine karışmış olanlar hariç. Aşırı gitmelerinden ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz doğru sözlüyüz.

  • 7:19ARAF, 19

    "Adem, sen ve eşin cennette durup dilediğiniz yerden yiyin. şu ağaçtan yemeyin; yoksa zalimlerden olursunuz."

  • 7:20ARAF, 20

    Şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan bedenlerini ortaya çıkarmak için onlara fısıldadı: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesinin sebebi, ikinizin birer melek veya birer ebedi varlık olmamanız içindir," dedi.

  • 7:21ARAF, 21

    Kendilerine yemin de etti: "Ben size öğüt veriyorum."

  • 7:22ARAF, 22

    Böylece onları yalanlarla aldattı. Ağacı tadınca bedenleri kendilerine göründü. Üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri kendilerini çağırdı: "O ağaçtan ikinizi menetmedim mi ve şeytanın ikinize düşman olduğunu söylemedim mi?"

  • 7:23ARAF, 23

    Her ikisi: "Rabbimiz, kendimize zulmettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan kaybedenlerden oluruz," dediler.

  • 9:36TEVBE, 36

    Gökleri ve yeri yarattığı gün Allah'ın kitabında ayların sayısı, Allah'a göre on ikidir. Bunlardan dördü ise kutsaldır. İşte kusursuz din budur; o aylarda (savaşarak) kendinize zulmetmeyiniz. Ama putperestler sizinle toptan savaşırlarsa siz de onlarla toptan savaşın. Bilesiniz ki Allah erdemli davrananların yanındadır.

  • 9:70TEVBE, 70

    Nuh'un halkı, Ad, Semud, İbrahim'in halkı, Medyen sakinleri ve altüst olmuş ülkelerin (Sodom ve Gomora) halkları gibi kendilerinden öncekilerin haberleri onlara ulaşmadı mı? Elçileri kendilerine apaçık belgelerle gitmişlerdi. Allah onlara zulmediyor değildi, aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

  • 10:13YUNUS, 13

    Sizden önceki nice nesilleri, zulmettikleri zaman yok etmişizdir. Elçileri kendilerine açık delillerle gitmişlerdi, ancak onlar inanmayı reddetmişlerdi. Suçlu toplumları böyle cezalandırırız.

  • 10:44YUNUS, 44

    Allah insanlara hiç zulmetmez; ancak insanlar kendi kendilerine zulmederler.

  • 10:44YUNUS, 44

    Allah insanlara hiç zulmetmez; ancak insanlar kendi kendilerine zulmederler.

  • 11:100HUD, 100

    Sana bu aktardıklarımız, o kentlerin haberlerindendir. Onlardan kimi hala ayakta, kimi de biçilmiştir.

  • 11:101HUD, 101

    Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Rabbin emri geldiği zaman, Allah'tan başka yalvardıkları tanrıları onları hiç bir şeyden kurtaramadı. Aslında, onların yalnızca ziyanlarını arttırdı.

  • 16:113NAHL, 113

    Onlara kendilerinden bir elçi geldi, onu yalanladılar. Sonunda, zulmederlerken onları azap yakaladı.

  • 16:118NAHL, 118

    Yahudilere, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı

  • 18:32KEHF, 32

    Onlara iki adamın örneğini ver: Birisine, etrafını hurma ağaçlarıyla çevirip aralarına başka ekinler bitirdiğimiz iki üzüm bahçesi vermiştik.

  • 18:33KEHF, 33

    Aralarına bir ırmak yerleştirdiğimiz için, her iki bağ da yemişini hiç esirgemeden cömertçe vermişti.

  • 18:34KEHF, 34

    Artık bir ürüne sahipti! Nitekim, sohbet ettiği arkadaşına, "Ben senden daha zenginim ve daha fazla adama sahibim," dedi.

  • 18:35KEHF, 35

    Böylece nefsine zulmederek bağına girdi ve, "Bunun yok olacağını hiç sanmıyorum," dedi.

  • 18:36KEHF, 36

    "Dünyanın sonunun da geleceğini sanmıyorum. Rabbime döndürülürsem de orada daha iyisini bulurum.

  • 20:111TA-HA, 111

    Tüm yüzler O Yaşayan, Ebedi Yönetici'ye çevrilmiştir. Zulüm yüklenenler kaybedecektir.

  • 31:13LOKMAN, 13

    Lokman oğluna öğüt verirken şunu demişti: "Sevgili oğlum, Allah'a ortak koşma, kuşkusuz şirk (Tanrı'ya ortak koşmak) büyük bir zulümdür."

  • 43:74ZÜHRUF, 74

    Suçlular, cehennem azabında ebedi kalıcıdırlar.

  • 43:75ZÜHRUF, 75

    Onlardan hafifletilmez ve onlar orada ümitsizdirler.

  • 43:76ZÜHRUF, 76

    Biz onlara haksızlık etmedik, onlar kendi kendilerine haksızlık ettiler.

  • 65:1TALAK, 1

    Ey peygamber, kadınları boşadığınız zaman boşama sürelerini gözetin ve bu süreyi iyice hesaplayın. Rabbiniz olan Allah'ı dinleyin. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar (kötü davranarak onları buna zorlamayın). Ancak kanıtlanmış bir zinaişlemeleri bunun dışındadır. Allah'ın yasası budur. Kim Allah'ın yasasını çiğnerse kendisine zulmetmiş olur. Bilmezsin, belki Allah bundan sonra (olumlu) bir iş ortaya çıkarır.

Cevaplara eklemek istediğiniz birşey mi var?

Nerelerde sorulmuş?