Ahiret buluşmasını yalanlayanlar: İlişkili

  • 7:51ARAF, 51

    Onlar dinlerini hafife aldılar ve dünya hayatı kendilerini aldattı. Bugünleriyle karşılaşacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi reddettikleri için bugün biz de onları unuturuz!

  • 7:147ARAF, 147

    Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını inkar edenlerin yaptıkları boşunadır. Yaptıklarının karşılığını almayacaklar mı?

  • 10:7YUNUS, 7

    Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatını sevip ona bağlananlar ve ayetlerimizden gafil olanlar…

  • 10:8YUNUS, 8

    İşte onların yeri, kazandıklarından ötürü ateştir.

  • 10:11YUNUS, 11

    İnsanların iyiliği acele istemeleri gibi, Allah da onlara azabı acele verse idi, süreleri bitirilmiş olurdu. Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde şaşkın durumda bırakırız.

  • 10:45YUNUS, 45

    Onları topladığımız gün, sanki gündüzden bir saat kadar (dünyada) kalmışlar gibi birbirlerini tanırlar. Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar kaybedenlerdir. Doğruyu da bulmamışlardır.

  • 18:103KEHF, 103

    De ki, "İş yapanların en kötüsünün kim olduğunu size bildireyim mi?"

  • 18:104KEHF, 104

    "Onlar, iyi iş yaptıklarını zannettikleri halde dünyadaki çabaları boşa çıkanlardır."

  • 18:105KEHF, 105

    Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa çıkar ve diriliş gününde de onlar için bir değer biçmeyiz.

  • 20:126TA-HA, 126

    Der ki: "Çünkü sana ayetlerimiz ve mucizelerimiz geldiğinde sen onları unuttun. Bugün de sen unutuluyorsun."

  • 20:127TA-HA, 127

    Sınırı aşanları ve Rabbinin ayet ve mucizelerine inanmıyanları işte böyle cezalandırırız. Ahiretin cezası elbette daha çetin ve daha süreklidir.

  • 23:33MÜMİNUN, 33

    Dünya hayatinda kendilerine alabildigine nimetler bagislamamiza ragmen, ahiret karsilasmasini yalanlayip inkar eden, halkinin ileri gelenleri söyle dediler: "Bu, yalnizca sizin gibi bir insandir. Sizin yediginizden yiyor, sizin içtiginizden içiyor."

  • 23:34MÜMİNUN, 34

    "Sizin gibi bir insana uyarsaniz, siz o zaman gerçekten kaybedersiniz."

  • 25:21FURKAN, 21

    Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bize ya melekler inmeli, yahut Rabbimizi görmeliyiz!," dediler. Kendi kendilerine büyüklük taslamışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdi.

  • 29:4ANKEBUT, 4

    Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.

  • 29:5ANKEBUT, 5

    Kim Allah ile karşılaşmayı umuyorsa, (şunu bilsin ki) Allah'la randevu mutlaka gerçekleşecektir. O, İşitendir, Bilendir.

  • 29:23ANKEBUT, 23

    Allah'ın ayet ve mucizelerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenler, Rahmetimden ümit kesenlerdir. Onlar acı bir cezayı haketmişlerdir.

  • 30:7RUM, 7

    Onlar dünya hayatının dış yüzünü yanını bilirler. Ahiretten ise habersizdirler.

  • 30:8RUM, 8

    Kendi kendilerine hiç düşünmediler mi ki Allah gökleri, yeri ve aralarındakileri bir amaç için ve belli bir süre için yaratmıştır. Buna rağmen, insanların çoğunluğu Rab'leriyle karşılaşmayı inkar etmektedirler.

  • 30:16RUM, 16

    İnkar edip, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar da azabın içine sokulurlar.

  • 32:14SECDE, 14

    Bugünkü karşılaşmanızı önemsememenizin sonucunu tadın, biz de sizi önemsemeyiz. Yaptıklarınızın bir sonucu olarak ebedi azabı tadın.

  • 45:31CASİYE, 31

    İnkar edenlere gelince: "Ayetlerimiz size okunmuş ve siz de büyüklenip suçlu bir topluluk olmamış mıydınız?"

  • 45:32CASİYE, 32

    Kendilerine Allah'ın sözünün bir gerçek ve Saat'in kesinleşmesi kaçınılmaz bir olay olduğu söylendiğinde siz, "Saat'in ne olduğunu bilmeyiz! Biz sadece çeşitli sanılara sahibiz ve bu konuda kesin bir bilgi elde etmiş değiliz," derdiniz.

  • 45:33CASİYE, 33

    Yaptıkları kötülükler kendilerine görünecek ve alay etmekte oldukları şey onları kuşatıp avlayacaktır.

  • 45:34CASİYE, 34

    Ve onlara şöyle denir: "Bugünkü karşılaşmanızı unuttuğunuz için biz de bugün sizi unutuyoruz. Yeriniz ateştir ve sizin bir yardımcınız da olmayacaktır."

  • 45:35CASİYE, 35

    "Çünkü siz Allah'ın ayetlerini alaya aldınız ve dünya hayatı sizi kandırdı." Sonuç olarak, onlar oradan çıkamazlar ve özürleri de dinlenmez.

Cevaplara eklemek istediğiniz birşey mi var?

Nerelerde sorulmuş?